evrim karsiti iddialar [İlgisiz İletiler]

Forumda gereksiz, ikinci kere açılmış, içeriksiz, lüzumsuz bulunan konuların taşınacağı yer.
mefer

Re: evrim karsiti iddialar

Mesaj gönderen mefer » 14 Mar 2015, 18:50

..

Kullanıcı avatarı
Q_continuum
Admin
Mesajlar: 588
Kayıt: 16 Ağu 2011, 10:03
Felsefe: Ateizm

Re: evrim karsiti iddialar

Mesaj gönderen Q_continuum » 15 Mar 2015, 09:28

mefer yazdı:Ulan geri zekalı hayvansı şapşal mendebur!
Eskimoların bir kere berin boğazını geçmeleri 12 bin yıl önce olmuştur. Demek ki en az 12 bin yıldır sibiryanın kutup bölgelerinde var idiler.
Gelelim kutup ayılarına: demek kutup ayıları kutup 130 bin yıldır kutup bölgelerinde yaşıyor fakat, ortak ataları olan kara ayıları kış uykusuna yatarken kutup ayıları yatrmıyor. Ulan deyyus!..Madem kutup ayısı kıta ayısı gibi kış uykusuna YATMAZ, ve madem ne de olsa akrabadırlar ve dişisi doğum yapana kadar 3 ay kar içine kazdığı yuvadan çıkmaz, yağ rezervlerini eritir, erittiği için de YOK OLMA!!!! tehlikesi var, o zaman akrabası olan kıta ayılarının yanına göç etseydi!.. kutup ayılarını zorla kutup bölgesinde tutan mı var?..
Şimdı bu goril ve şempanzelerin barsaklarındaki mikroorganizmalar ne zaman oluştu?... goril ve şempanzelerden önce mi, sonra mı?.. goril ve şempanzelerin barsaklarındaki mikroorganizmalar amcak ve ancak goril ve şempanzeleirn barsaklarında yaşayabilir. Yani goril ve şempanzeler olmadan bu mikroorganizmalar yaşayamaz, olamaz… goril ve şempanzeler de, bu barsaklarındaki bakteriler olmadan yaşayamaz!. Her şeyden önemlisi, bu goril ve şempanzeleirn barsaklarındaki bakterileri, goril veş empanzeleri götüne kim soktu? Niçin soktu? Nasıl soktu?...
Kısaca sIpasitik herif, senin bu hayat ağacının dalları birbirine mi dolaştı1..şu hayat ağacına bir daha bak!..

Hayat ağacı hayat ağacı diye ötüyorsun. Al sana hayat alğacı: MASALI:

Darwinizm’e göre canlılık tek bir kökten gelen ancak sonra dallara ayrılan bir ağaç gibi olmalıdır. Nitekim bu varsayım Darwinist kaynaklarda ısrarla vurgulanır ve "hayat ağacı" (tree of life) kavramı sık sık kullanılır. Bu hayali hayat ağacına göre canlılar arasındaki en temel sınıflandırma birimi olan filumların da kademe kademe ortaya çıkmış olması gerekir.
Darwinizm’e göre önce tek bir filum oluşmalı, sonra diğer filumlar küçük küçük değişimlerle ve uzun zaman dilimleri içinde yavaş yavaş belirmelidir. (bkz. Filum) Bu varsayıma göre, hayvan filumlarının sayısında kademeli bir artış yaşanmış olmalıdır. Bu konuda yapılan çizimler de Darwinist varsayımlara göre hayvan filumlarında beklenen kademeli sayı artışını göstermektedir. Darwinizm’e göre canlılık bu şekilde gelişmiş olmalıdır. Fakat fosiller bu hayali "hayat ağacı"nı reddetmektedir. Fosil kayıtlarına göre ortaya çıkan gerçek şudur: Hayvanlar ilk ortaya çıktıkları dönemden itibaren çok farklı ve çok komplekstirler. Bugün bilinen tüm hayvan filumları, yeryüzünde aynı anda, Kambriyen devri olarak bilinen jeolojik dönemde ortaya çıkmışlardır.

Evrimci biyolog Ernst Haeckel tarafından 1866 yılında çizilen hayali "hayat ağacı".
Darwinizm’in dünya çapındaki en önemli eleştirmenlerinden biri olan Berkeley Üniversitesi profesörü Phillip Johnson, paleontolojinin ortaya koyduğu bu gerçeğin Darwinizm’le olan açık çelişkisini şöyle açıklamaktadır:
Darwinist teori, canlılığın bir tür "giderek genişleyen bir farklılık üçgeni" içinde geliştiğini öngörür. Buna göre canlılık, ilk canlı organizmadan ya da ilk hayvan türünden başlayarak, giderek farklılaşmış ve biyolojik sınıflandırmanın daha yüksek kategorilerini oluşturmuş olmalıdır. Ama hayvan fosilleri bizlere bu üçgenin gerçekte başaşağı durduğunu göstermektedir: Filumlar henüz ilk anda hep birlikte vardır, sonra giderek sayıları azalır.199
Kambriyen öncesi (Prekambriyen) dönemde sadece tek hücreli canlıların oluşturduğu üç farklı filum vardır. Kambriyen’de ise 60′ı aşkın farklı hayvan filumu bir anda ortaya çıkmıştır. İlerleyen dönemde ise bu filumların bir kısmının soyları tükenmiş, günümüze kadar sadece bazı filumlar ulaşmıştır. Ünlü evrimci paleontolog Roger Lewin, Darwinizm’in hayatın tarihi hakkındaki tüm varsayımlarını çökerten bu olağanüstü durumdan şöyle söz eder:
Hayvanların tüm tarihindeki "en önemli evrimsel olay" olarak tanımlanan Kambriyen patlaması, daha sonra da varlıklarını koruyacak olan bütün temel vücut formlarını (filumları) ortaya koymuştur. Bunların bir kısmının daha sonra soyları tükenmiştir. Bazı tahminler, şu anda var olan 30 farklı hayvan filumu ile karşılaştırıldığında, Kambriyen patlamasının yaklaşık 100 kadar farklı filumu ortaya çıkardığı yönündedir.
..............................................................................................................................................................................
199 Phillip E. Johnson, "Darwinism’s Rules of Reasoning", Darwinism: Science or Philosophy, Foundation for Thought and Ethics, 1994, s. 12
200 R. Lewin, Science, vol. 241, July 15, 1988, s.291
Bodoslama havlamaya başladığına gore ya yeni bir kullanıcı ismiyle geri gelen forsa'sın ya da daha once şutlanmış bir diğer ezik mümin! Bu sana uyarı, ya ağzını toplarsın, ya da ben sana toplatırım!!!!

Buraya saygıdeğer bir dergide yayımlanmış evrimi çürütmek şöyle dursun, şüpheye düşürecek güncel bir makaleyi referans gösteremeyeceksen aynen diğer mümin troll kardeşlerin gibi seni yer paspası yapmak bana sapıkca bir zevk verecek!!!

Evrimin var olmadığını kanıtlamaya çalışmak yerçekiminin var olmadığını kanıtlamaya çalışmak kadar ahmakcadır. Yerçekiminin nasıl var olduğunu tam olarak bilbiyor olmamız, var olduğu gerçeğini zerre kadar değiştirmez. Aynı şekilde, hayatın nasıl ortaya çıktığını tam olarak bilmiyor olmamız, evrimin tek bir hücreden mi yoksa birçok hücreden mi yola çıkarak başladığını bilmiyor olmamız, güncel bilimin tüm imkanlarıyla gözlemlendiğini ve kanıtlarının ortada olduğu gerçeğini DEĞİŞTİRMEZ!!!!! Evrime aykırı olduğunu sandığın gözlemler varsa adama gibi referanslarıyla yazarsın, tartışırız, ancak bu tür iddialar hep verilen makaleyi bilimsel olarak anlamamaktan kaynaklandığını da hatırlatmalıyım. Bu tür makalelerde tartışma konusu olanlar evrimin varlığı değil, metot üzerinedir.

Burada 100 yıllık çelişkili ve eksik bilgileri kullanarak şarlatanlık yapmanın alemi yok! Newton fiziğini referans alıp Görecelik Kuramını çürütmeye çalışmak kadar ahmaklık olur!
"Bağnazın zihni gözbebeği gibidir. İçine ne kadar çok ışık tuttarsanız o kadar çok daralır", Oliver Wendell Holmes, [1841-1935].

mefer

Re: evrim karsiti iddialar [İlgisiz İletiler]

Mesaj gönderen mefer » 15 Mar 2015, 11:08

o evrim gerçeğinden bildiklerin bir iki şeyi yaz da biz de bilelim.evrim var da biz mi yok dedik!..

Kullanıcı avatarı
Q_continuum
Admin
Mesajlar: 588
Kayıt: 16 Ağu 2011, 10:03
Felsefe: Ateizm

Re: evrim karsiti iddialar [İlgisiz İletiler]

Mesaj gönderen Q_continuum » 15 Mar 2015, 11:42

mefer yazdı:o evrim gerçeğinden bildiklerin bir iki şeyi yaz da biz de bilelim.evrim var da biz mi yok dedik!..
Okuman yok mu? Daha önce yazılanları OKU! Buraya her gelen cahile lise düzeyi biyoloji dersi vermekten sıkıldım. Üniversitelerde bilim dalı olmuş bir kuramı çürütmeye ancak bir ahmak kalkışır!!!! Bana laf ebeliği yapacaksan şimdiden haberin olsun, sabrım çabuk taşar ve kapıyı boylarsın!
"Bağnazın zihni gözbebeği gibidir. İçine ne kadar çok ışık tuttarsanız o kadar çok daralır", Oliver Wendell Holmes, [1841-1935].

mefer

Re: evrim karsiti iddialar [İlgisiz İletiler]

Mesaj gönderen mefer » 16 Mar 2015, 10:59

Q_continuum yazdı:
mefer yazdı:o evrim gerçeğinden bildiklerin bir iki şeyi yaz da biz de bilelim.evrim var da biz mi yok dedik!..
Okuman yok mu? Daha önce yazılanları OKU! Buraya her gelen cahile lise düzeyi biyoloji dersi vermekten sıkıldım. Üniversitelerde bilim dalı olmuş bir kuramı çürütmeye ancak bir ahmak kalkışır!!!! Bana laf ebeliği yapacaksan şimdiden haberin olsun, sabrım çabuk taşar ve kapıyı boylarsın!
“Kitaplarımızda yer alan evrim soy ağaçları, fosil kayıtlarına değil, bizim tasarımlarımıza dayalıdır”
(S. Gould).

“Paleontologlar, evrimciler tarafından ileri sürülen at serileriyle ilgili fosilleri ortaya koyamamışlardır. At serisi ‘evrim konusunda çözüme kavuşturulmuş örnek’ olarak takdim edilir, ama gerçek öyle değildir. Eohippus’tan günümüzdeki at Equus’a kadar uzanan sıralama çok tutarsızdır. Farklı kaynaklardan gelen canlılara ait fosillerin bir araya getirilip arka arkaya dizilmesi mümkündür, fakat canlılar tarihinde bu sıralamayı doğrulayacak hiçbir delil yoktur”
( R.T. Gordon)

“Yirmi beş sene boyunca kuşların kafataslarını inceledim. Dinozorlarla aralarında hiçbir benzerlik görmüyorum. ‘Kuşların dört ayaklılardan evrimleştiği’ görüşü, paleontoloji alanında 20’nci yüzyılın en büyük utancı olacaktır!”
(P. Shipman

“Günümüzdeki kompleks hayvan formları aniden ortaya çıkmışlardır. Bu gelişleri Kambriyen devrinin başına rastlar. Denizlerin ve yeryüzünün ilk kompleks yaratıklarla dolması bu devirde başlamıştır” (5.Monestarsky, R. Mysteries of the Orient. Discover, Nisan, 1993, s. 40. )

“Şimdiye kadar elde edilen fosillerin hiçbirisi, balıkların geçmişine dair delil ortaya koyamadılar . (Norman, J.R. Classification and Pedigrees: Fossils. A History of Fishes. British Museum of Naturel History. 1975, s.343.)

“Dünyadaki fosil koleksiyonlar içerisinde yüzgeçli ve eklemli canlılar arasında, birinin diğerinden meydana geldiğini gösteren hiçbir ara formu yoktur.. ( Taylor,G.R. The Great Evolution Mystery. Harper &Row, 1983, s.60. )

“Elimizde, ilk kurbağalarla balıklar arasında geçiş formu özelliğine sahip fosiller yoktur” ( Carroll, L. R. Vertebrate Paleontology and Evolution. New York W.H.Freeman and Co., 1988, s. 4, 138. )

“Paleozoik devir (Birinci zaman) kurbağalarının ortak bir ataya sahip olduklarını gösterecek tek bir delil yoktur. Bilinen en eski kurbağalarla günümüzdekiler birbirlerine benzerdirler” (Colbert, E. H., & Morales, M. Evolution of the Vertebrates. New York, John Wiley and sons, 1991,s.99.)

“İlk sürüngenin gerçek atası olabilecek, elimizde tek bir örnek yoktur. Böyle bir ara formun bulunmayışı, kurbağa-sürüngen geçiş sorusunu cevapsız bırakıyor” (Gish, D.T. Evolution: The Fossils Say No! 1981. Terc. Â. Tatlı,Fosiller ve Evrim. Cihan Yayınları, İs¬tanbul. 1984. 55. Denton, M. Evolution. A )

“‘Sürüngen devri’ olarak bilinen Mesozoik Çağ’ın canlıları, aniden memeliler devrinde değişmiştir. Sanki bütün başrol oyunculuğunu çok sayıda ve türdeki sürüngenlerin üstlendiği bir oyunun perdesi bir anda indirilmiştir. Perde yeniden açıldığında, başrolünde memelilerin yer aldığı, sürüngenlerin kenara itildiği yeni bir devir başlamıştır. Ortaya çıkan memelilerin bir önceki devre ait izleri yoktur” ( Simpson, G. Life Before Man. New York, Time-Life Books, 1972,s.42. )

“Elli yıl önce hazırlanmış olan ve hâlâ müzenin alt katında duran atın evrimi sergisi, hayalî kötü bir hikâyeden başka bir şey değildir! Atın evrimi, birbirini takip eden yüzlerce ilmî kaynak tarafından ‘büyük bir gerçek’ gibi sunulmuştur. Ancak bu tip iddiaları ortaya atan kişilerin yaptıkları, spekülasyondan başka bir şey değildir”
(C. Patterson)

“Atın evrimiyle ilgili olarak Darwin’in 1882’de ölümünden üç yıl önce, Yale Üniversitesi paleontoloğu Othniel Marsh, modern tek toynaklı atların, küçük dört toynaklı atadan nasıl geldiğini göstermek için at fosillerini içeren bir çizim yayınladı. Sadece ayak kemiklerini ve dişleri ihtiva eden Marsh’ın çizimi, çok geçmeden kafatasıyla desteklendi ve at fosillerinin resimleri biyoloji ders kitaplarında ve müzelerde ‘evrimin delili’ olarak hızla yerini aldı”( Wells, J. A.g.e. s. 181.)

“‘Yaklaşık 150 milyon yıl önce yaşamış dört toynaklı, tilki büyüklüğündeki canlılardan silsile hâlinde birtakım değişmelerle günümüzdeki atın evrimleştiği’ iddiası, geçerliliğini yitirmiştir. Kademeli değişim yerine, her türün fosilleri tamamen farklı olarak ortaya çıkmakta, hiç değişmeden kalmakta, sonra da bunların soyu tükenmektedir. Dolayısıyla bunlar ara form değil, her birisi ayrı yapıya sahip farklı birer formdurlar” ( Rensberger, B. Houston Chronicle, 5 Kasım, 1980, Bölüm 4, s.15)

“Elli yıl önce hazırlanmış olan ve hâlâ müzenin alt katında duran atın evrimi sergisi, hayalî kötü bir hikâyeden başka bir şey değildir! Atın evrimi, birbirini takip eden yüzlerce ilmî kaynak tarafından ‘büyük bir gerçek’ gibi sunulmuştur. Ancak bu tip iddiaları ortaya atan kişilerin yaptıkları, spekülasyondan başka bir şey değildir” ( Patterson, C. Harper’s. Şubat, 1984, s.60)

Paleontologlar, evrimciler tarafından ileri sürülen at serileriyle ilgili fosilleri ortaya koyamamışlardır. At serisi ‘evrim konusunda çözüme kavuşturulmuş örnek’ olarak takdim edilir, ama gerçek öyle değildir. Eohippus’tan günümüzdeki at Equus’a kadar uzanan sıralama çok tutarsızdır. Farklı kaynaklardan gelen canlılara ait fosillerin bir araya getirilip arka arkaya dizilmesi mümkündür, fakat canlılar tarihinde bu sıralamayı doğrulayacak hiçbir delil yoktur” (Gordon, R.T. The Great Evolution Mystery. London, Sphere Books, 1984, s.230)


Tüyler oldukça kompleks bir yapıya sahiptirler. Böyle bir yapının sürüngen pullarından evrimleşmesi için çok uzun zamana ve pek çok ara forma ihtiyaç vardır. Ancak pullarla tüyler arasında geçiş özelliğine sahip hiçbir form yoktur” ( Barbar, J. Stahl. Vertebrate History: Problems in Evolution. New York: Dover Publication, 1985, s.349-350. )
“Tüyler, fosil kayıtlarında sadece kuşlara has bir özellik olarak bir anda belirir” ( Brush, A.H. On the Origion of Feathers. Journal of Evolutionary Biology. Vol.9, 1996, s.131-33.)
“Sürüngenden kuşa geçiş, biyofizik açısından mümkün değildir” ( Anonim. Jurassic Bird Challanges Origin Theories. Geotimes. Vol. 41, 1996, s.7. )

“Yirmi beş sene boyunca kuşların kafataslarını inceledim. Dinozorlarla aralarında hiçbir benzerlik görmüyorum. ‘Kuşların dört ayaklılardan evrimleştiği’ görüşü, paleontoloji alanında 20’nci yüzyılın en büyük utancı olacaktır!” (. Shipman, P. Birds do it...Did Dinosaurs? New Scientist, 1 Şubat 1997, s.28. )
Fosil kayıtlarını detaylı olarak incelediğimizde, kademeli evrimle gelişen değil, aniden yeryüzünde oluşan gruplar görürüz” (. Derek, A. The Nature of the Fosil Record. Proceedings of British Geological Association. Cilt 87, 1976, s.133. )
“Yeryüzünde hayat zaman içinde, yavaş yavaş ve kademe kademe mi gelişti? Fosil kayıtlarının bu soruya cevabı ‘hayır’dır” ( Carlton, B. Statis:The Life in the Balcance. Geotimes, vol. 40, Mart 1995, s.18. )
“Fosil kayıtlarına göre, pek çok tür, birdenbire ortaya çıkar, hiç değişime uğramadan birkaç milyon yıl kalır ve birdenbire kaybolur. Bir nesilden diğerine türlerin geçişini gösteren tek bir fosil örneği yoktur” (. Tom, S.K. A Fresh Look At The Fosil Record. New Scientist, vol. 108, 1985, s. 66.
Tom, S.K. Mammal-Like Reptiles and the Origin of Mammals. New York American Pres, 1982, s.363. )
“Bilinen fosil kayıtları, kademeli evrimin geçerli olabileceğine dair hiçbir fosil örneği sunamadı” (. Steven, M. S. Macroevolution: Pattern and Processs. San Francisco. W.H. Freeman and C., 1979, s.39. )
“Türler arası formları ne kadar fazla sayıda bilim adamı ararsa, o kadar fazla hayal kırıklığına uğruyor”( Adler, J. Who Doubts Evolution? New Scientist, sayı 90,1981, s.831. ).
“Türler aniden oluşurlar ve yine aniden yok olurlar. Bu durum, türlerin Allah tarafından yaratıldığını savunan yaratılışçılara destek sağlamaktadır” (Mark C. The Revial of the Creationist Crusade. Maclen’s, 19 Ocak, 1981, s.56)
“Kitaplarımızda yer alan evrim soy ağaçları, fosil kayıtlarına değil, bizim tasarımlarımıza dayalıdır” (. Gould, S., J. Evrimin Düzensiz Adımları. Naturel History. Mayıs,1977, s.13)

Kullanıcı avatarı
Q_continuum
Admin
Mesajlar: 588
Kayıt: 16 Ağu 2011, 10:03
Felsefe: Ateizm

Re: evrim karsiti iddialar [İlgisiz İletiler]

Mesaj gönderen Q_continuum » 16 Mar 2015, 11:20

Bu yüzyıla ait güncel makale bulmakta çok zorlanmışsın. Bir şeyin var olduğu kanıtlandıktan sonra olmadığını kanıtlamak ahmaklıktır!!!!

Verdiğin makalelelrin HİÇBİRİ evrimi çürütür nitelikte olmadıkları gibi alıntıların hepsi şahsi yorumlardan ibaret. Bilimde yeni deliller ışığında düzeltmeye giidilir. En basitinden daha önceleri dinozorların tüğsüz oldukları sanılırken yakın zamanlarda keşfedilen fosillerde tüğlü oldukları anlaşıldı, dolayısıyla bu yüzden dinozorlardan kuşlara geçişin mümkün olmadığını iddia eden makale otomatik çöpe gitmiş oluyor.

Ayrıca net fosillerin oluşması şans eseri olduğu gibi bulunmaları da son derece şansa bağlıdır. Bu yüzden şu hayvanla şu hayvan arasında hiç fosil yok demek sadece bunu destekler, evrimin olmadığını DEĞİL! Kaldı ki fosiller olmasa da evrim moleküler düzeyde şüphe götürmeyecek şekilde kanıtlanmıştır. Şarlatan yaratılışcı kaynakların zar zor bulup buluşturduğu bu güncel bile olmayan makalelere bel bağlarsan daha çok ezilirsin. İlk önce bilimsel metodu öğrenip kanıtlamak ve çürütmenin ne olduklarını öğrenmende fayda var. Senin gibilerin sorunu, bilimi din gibi algılayışınız ve hükmü kalmamış, zamanında doğru sanılıp şimdi çürütülmüş iddiaları güncel bilimi bağladığını sanmanız!

Belli ki şarlatan kaynakların telefon operatörü gibi eline listeleri tutuşturmuş. Senin gibi şarlatanlara hep önerim, yaz akademik değerde bir makale ve al Nobel Ödülünü! NE DİYE forumlarda kendini hem harcayıp hem de cehaletinle ezdiriyorsun????

Dersini iyi çalışmazsan daha çok ezilirsin!!!! Ne kadar yüzsüzseniz hepiniz, dönüp dolaşıp güncel olmayan referanslarla hep aynı zırvanızı savunmaktan vazgeçemiyorsunuz!!!!! Bir yerinize batan zaten maymunlarla ortak ataya sahip olmamız!
"Bağnazın zihni gözbebeği gibidir. İçine ne kadar çok ışık tuttarsanız o kadar çok daralır", Oliver Wendell Holmes, [1841-1935].

mefer

Re: evrim karsiti iddialar [İlgisiz İletiler]

Mesaj gönderen mefer » 17 Mar 2015, 12:16

Benim evrimin varlığını çürütmem değil, senin evrimin varlığını ispat etmen gerekir!...
Dinazorların tüylü olması, dinazorlardan kuşlara geçişi nereden icap ettiriyor?...
Dinazorlar tüylü yaratılıp, yok oldukları gibi kuşlar da dinazorlardan tamamen bağımsız bir şekilde tüylü olabilir. Yani tüyü dinazorlar kendiliklerinden evrilerek elde edebilirken (nasıl elde etilerse) kuşlar neden edemiyor?
Kuşlar kuluçkaya yatarken dinazorlar da yatıyor muydu?.. o cüsseyle biraz zor yatarlar!.. bu durumda kuşlar kuluçkaya yatma işini kendileri(!) geliştirmiş demektir. Kendileri geliştirdiklerine göre de tüylerini de kendileri geliştirmiş olabilir!...
Şu an net fosiller var ve, bu net fosiller son 400 milyon yıldır evrim olmadığını gösteriyor.

Kullanıcı avatarı
Q_continuum
Admin
Mesajlar: 588
Kayıt: 16 Ağu 2011, 10:03
Felsefe: Ateizm

Re: evrim karsiti iddialar [İlgisiz İletiler]

Mesaj gönderen Q_continuum » 17 Mar 2015, 14:11

mefer yazdı:Benim evrimin varlığını çürütmem değil, senin evrimin varlığını ispat etmen gerekir!...
Dinazorların tüylü olması, dinazorlardan kuşlara geçişi nereden icap ettiriyor?...
Dinazorlar tüylü yaratılıp, yok oldukları gibi kuşlar da dinazorlardan tamamen bağımsız bir şekilde tüylü olabilir. Yani tüyü dinazorlar kendiliklerinden evrilerek elde edebilirken (nasıl elde etilerse) kuşlar neden edemiyor?
Kuşlar kuluçkaya yatarken dinazorlar da yatıyor muydu?.. o cüsseyle biraz zor yatarlar!.. bu durumda kuşlar kuluçkaya yatma işini kendileri(!) geliştirmiş demektir. Kendileri geliştirdiklerine göre de tüylerini de kendileri geliştirmiş olabilir!...
Şu an net fosiller var ve, bu net fosiller son 400 milyon yıldır evrim olmadığını gösteriyor.
Benim senin gibi bir cahile sürekli kafasına vura vura biyoloji dersi verip herhangi bir şeyi ıspatlamam gerekmiyor! Daha verdiğin örneklerden cehaletin ortaya çıkıyor, kalkmış bana dünyanın en saygın üniversitelerinde anabilim dalı olan evrimi ıspatlamam gerektiğini söylüyorsun! Senin bu cehaletinle herhangi bir şeyin ıspatlandığını anlaman bile mümkün deği!!!!!!
Bu işler köy kahvesi seviyesinde bile olamayan sözüm ona mantık yürütmenle olmuyor!!!!!
Doğada hiçbir şey belli bir amaç için oluşmaz, hiçbir canlı şunu yapayım diye biyolojisini geliştiremez. Şans eseri bulunduğu ortama daha yatkın olanlar ya tek hayatta kalanlar olur, ya da daha fazla üredikleri için avantaj veren özellik amplifye olur. Bak, arada evrim dersi bile verdim ama farkına bile varmamışsındır!!!!!!

Ayrıca her kuş kuluçkaya yatmaz, yumurtalarını başka kuşların yuvalarına bırakırlar!!! Dinozorların hepsi devasa olmadıkları gibi, bu isim soyu tükenmiş bir dalın adıdır. Dinozorlar günümüz sürüngenleriyle ortak ataya sahiptir. Dinozorlar sürüngenlerin tükenmiş bir dalıdır ve geriye tek kalan kuşlardır. Esas olan benzerliği değil, kemiklerin şekil ve dizilişleridir. İskelet benzerliği bütün omurgalılarda benzerliklere gore kataloglanmıştır ve bunu DNA benzerlikleri de desteklemektedir.

Tekrarlıyorum, evrimin varlığını kanıtlayan yığınla fosil HİÇ OLMASA BİLE DNA analizleri evrimi şüphe götürmez bir şekilde KANITLAMIŞTIR, NOKTA!!!!!!!!!!!!!!! Ahmakca çürütmeye kalktığın belglenmiş bilimi ilk önce adam akıllı öğrenmende fayda var!

Ispata bu kadar meraklıysan, adama sorarlar o zaman "inandığın tanrıyı ıspatla!". Tabii her apolojist (git sözlüğe bak) gibi inancın kanıta ihtiyacı olmadığını beyan edip sıyrılacağını sanıyorsun. Hayır, inanç bir bilgi iddiasıdır, yani bir ifadenin doğru olduğu iddiasıdır. Bir şeyin doğru olduğu ANCAK test edilerek bilinebilir. İnancının temeli olan HİÇBİR ŞEYİN doğru olduğunu ne test edebilirsin, ne de ıspatlayabilirsin!!! Kendi iddialarına ıspat gösteremeyip, cehaletin yüzünden anlayamadığın bilimsel olgulara ıspat istemen YÜZSÜZLÜKTÜR!!!!!!!!
"Bağnazın zihni gözbebeği gibidir. İçine ne kadar çok ışık tuttarsanız o kadar çok daralır", Oliver Wendell Holmes, [1841-1935].

Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir