Sık Sorulan Sorular [İlgisiz İletiler]

Forumda gereksiz, ikinci kere açılmış, içeriksiz, lüzumsuz bulunan konuların taşınacağı yer.
Güneş
Yeni Üye
Mesajlar: 12
Kayıt: 09 Haz 2014, 17:26

Re: Sık Sorulan Sorular

Mesaj gönderen Güneş » 12 Haz 2014, 20:27

Sevgili Kralmas,

Platform da bütün yazılanlarla ilinti'li olarak yorum yapmak istiyorum...

Öncelikle ahlak kuralı ile sizin çok abes bir felsefe'niz oldugunu burda baştan vurgulamak isterim.

Örnekle açıklıyorum;

Demişsiniz ki;Kendine yapılmasını istemedigin bir olayı başkasına yapma.
Bunu kabul edelim ve ne olaçagına bakalım(!)

Misal ben mazoşist bir insanım ve kendime acı verilmesinden hoşlanıyorum ve kendime yapılmasını istedigim olayın başkasına da yapılmasını istiyorum(!)
Veya ben bir sadist insanım ve acı vermekten hoşlanıyorum gibi...

Daha açık ve anlaşılır olması için son örnek.

Seks'den hoşlanıyorum ve bunun bana yapılmasını istiyorum(!)
Dolayısıyla kendime yapılmasını istemedigim olayı başkasına yapmıyorum ama karşı taraf bundan zevk almıyor!...

İşin özü bu söylenen kelimenin anlamını tam bilmiyorsun(!)

Bu söylenen ve yapılması istenilen kelam "Dinsel" bir olaydır ama senin anladıgın boyut da değil!

Sözün anlam ve manası;

Kendime yapılmasını istemediğimi olay "Dayak" diyelim ve bunun üzerinden gidelim.

Yapılmaması istenen "Dayak" kişi tarafından yapılırsa bir bölünme olur ve bu bölünme insanda komplekse sebebiyet verir ve sözüm ona vijdan azabı çeker(Gömülü vijdan)

Sözün manası seni "Bir" yapmak ve bölünmeden uzak tutmak!

Kısacası söz kişiyi ve onun öznel dünyasını ilgilendirir ve uygulama o şekilde yapılır.

Bu söylenen kelime çok bilimsel'dir ve bir teknik'dir!

Teknigin amacı seni bir yapmak ve özdeş olduğun yalan "Ego"dan kurtarmak ve ego birlik olmayı sevmez!

Konu ya burdan başlamak istedim ve sözüm ona aleyhlerin de konuştugunuz dinlerin amaçlarının ne oldugunu bilmiyorsunuz ve keza toplum ve kurumsal dincilerde!

Bu konu ya burada son vermek durumdayım sonra yine bu şekilde yazılarım olacaktır ve benden eski birşey duymayaçaksınız(!)

Kullanıcı avatarı
KRALMAS
Admin
Mesajlar: 928
Kayıt: 11 Ağu 2011, 21:44
Felsefe: Ateizm

Re: Sık Sorulan Sorular

Mesaj gönderen KRALMAS » 12 Haz 2014, 21:37

Öncelikle bu başlık altındaki iletiler, kural dışı sayılacağından başka bir başlığa daha sonra taşıyacağımı belirtmek istiyorum.
Güneş yazdı:Sevgili Kralmas,

Platform da bütün yazılanlarla ilinti'li olarak yorum yapmak istiyorum...
Bütün yazılanlar biraz geniş bir kapsam oluyor, dilerseniz tek tek, adım adım ilerleyelim.
Güneş yazdı:Öncelikle ahlak kuralı ile sizin çok abes bir felsefe'niz oldugunu burda baştan vurgulamak isterim.

Örnekle açıklıyorum;

Demişsiniz ki;Kendine yapılmasını istemedigin bir olayı başkasına yapma.
Bunu kabul edelim ve ne olaçagına bakalım(!)

Misal ben mazoşist bir insanım ve kendime acı verilmesinden hoşlanıyorum ve kendime yapılmasını istedigim olayın başkasına da yapılmasını istiyorum(!)
Veya ben bir sadist insanım ve acı vermekten hoşlanıyorum gibi...

Daha açık ve anlaşılır olması için son örnek.

Seks'den hoşlanıyorum ve bunun bana yapılmasını istiyorum(!)
Dolayısıyla kendime yapılmasını istemedigim olayı başkasına yapmıyorum ama karşı taraf bundan zevk almıyor!...

İşin özü bu söylenen kelimenin anlamını tam bilmiyorsun(!)

Bu söylenen ve yapılması istenilen kelam "Dinsel" bir olaydır ama senin anladıgın boyut da değil!

Sözün anlam ve manası;

Kendime yapılmasını istemediğimi olay "Dayak" diyelim ve bunun üzerinden gidelim.

Yapılmaması istenen "Dayak" kişi tarafından yapılırsa bir bölünme olur ve bu bölünme insanda komplekse sebebiyet verir ve sözüm ona vijdan azabı çeker(Gömülü vijdan)

Sözün manası seni "Bir" yapmak ve bölünmeden uzak tutmak!

Kısacası söz kişiyi ve onun öznel dünyasını ilgilendirir ve uygulama o şekilde yapılır.

Bu söylenen kelime çok bilimsel'dir ve bir teknik'dir!

Teknigin amacı seni bir yapmak ve özdeş olduğun yalan "Ego"dan kurtarmak ve ego birlik olmayı sevmez!

Konu ya burdan başlamak istedim ve sözüm ona aleyhlerin de konuştugunuz dinlerin amaçlarının ne oldugunu bilmiyorsunuz ve keza toplum ve kurumsal dincilerde!

Bu konu ya burada son vermek durumdayım sonra yine bu şekilde yazılarım olacaktır ve benden eski birşey duymayaçaksınız(!)
Benim neyi bilip bilmediğime siz karar verecekseniz, ortada bir tartışma değil polemik var demektir. Diğer tartışmalarınız(!) da bu kadar ön yargılı mı olacak?

Verdiğiniz örnekler toplumun çok ufak bir bölümünde gözlemlenebilecek istisnai durumlar olmakla birlikte, sizin zevk alacağınız bir olayda, karşınızdaki kişi girişeceğiniz etkileşimden zevk almıyor ise, bu kendinize yapmayı uygun görmeyeceğiniz (bkz hoşlanmayacağınız bir davranışa maruz kalmak) bir harekete girmektedir. Buradaki oto kontrol sadece hoşunuza gidenlerin yapılması ile değil, aynı zamanda karşınızda ki kişinin düşünce ve hislerine de saygı göstermek ile ilgilidir. Özetle, iki tane sadistin birbirlerine yapacağı işkence bana göre ahlaksızlık değildir. Ancak taraflardan biri bu ilişkiden memnun değil ise ve diğer taraf bunu zorla yapıyorsa bu ahlaksızlığa girer.

Kişi ahlakı bir oto kontrol olmaktan çıkarıp, dini bir ritüel haline getirdiğinde, bu kişi için, en basiti çocuklarla ilişkiye girmek, otoritesini sorgulayan eşini dövmek, farklı düşünen ailesine sırt çevirmek, evlatlığına yabancı gözüyle bakmak gibi son derece yanlış kavramlar bile ahlaklıymış gibi görünebilir, bunun milyonlarca canlı örneği mevcut. Bu sebeple diyoruz ki, dinlerden gelecek ahlak bizim için kabul edilebilir değildir.
En son KRALMAS tarafından 12 Haz 2014, 21:58 tarihinde düzenlendi, toplamda 3 kere düzenlendi.

Güneş
Yeni Üye
Mesajlar: 12
Kayıt: 09 Haz 2014, 17:26

Re: Sık Sorulan Sorular

Mesaj gönderen Güneş » 12 Haz 2014, 23:04

Sevgili Kralmas,

Olay anlaşılmadı(!)

Konu ahlak, iyi ve kötü degil'dir.Olay bunların ötesin de zıtlıgın ötesin de olan'dır.

Lütfen yazılanlara ön yargı olmadan yaklaşmayı deneyelim,yoksa yazıyı okurken zihin cevaplara odaklanır ve asıl anlam anlaşılmaz...

Bu konuyla alakalı daha açıklayıçı olmak açısından konuyu biraz daha açmak da fayda var.

Düşünçe her insana göre degişir ve rölatif'dir.Benim hoşlandıgımdan senin nefret edebilmen gibi.

Uzak doguda aglarken bir çoçuga yardım etmek orda kötü algılana bilir(Karmaya müdahale)Farklı ülkelerde ise yardım etmemenin yanlış anlaşılaçagı gibi.

Kısacası "İyi" ve "Kötü" zihnin yorumudur(!)Keza ahlak anlayışı da öyle..

Kendine yapılmasını istemiyorsan başkasına yapma olayı ise ahlak,iyi veya kötü kavramlarıyla ilgilenmez,sadece sende ki zıtlığı ve bölünmeleri hedef alır ve tek olmanı sağlar...

Dinlerin hepsi bunlarla alakalıdır ve sana senin anlayaçagın dilde konuşurlar,kimisini zihin algılayamaz,çünkü sana ikiliğin ötesin de dilin anlatamıyaçagı şeyleri anlatmaya çalışırlar(!)Daha doğrusu ifade edilmeyeni ifade etmek gibi!

Allah,Tanrı,Brahma vs.Bunlar sadece senin anlaman için kullanılan işaretler,oraya ulaştınmı hepsini atabilirsin!

Şimdilik bu kadar...

Güneş
Yeni Üye
Mesajlar: 12
Kayıt: 09 Haz 2014, 17:26

Re: Sık Sorulan Sorular

Mesaj gönderen Güneş » 13 Haz 2014, 00:10

Konunun daha iyi anlaşılması açısından "Ego" dan bahsedelim...(Bu konuda çok net ve kısa olacağım)Dünya ya ya gözlerini yeni açarsın ve belli kültür,gelenek ve dinsel bir ortamın içine düşersin.Aile,toplum vs. seni işlemeye başlarlar.Sana isim verirler,Ayşe,Ahmet vs gibi ve işlenmeye devam edersin.Okul başlar ve anlam veremedigin hayrete düştügün şeylerin sana ne oldugunu ögretirler(Odunlaştırma seansları)Bu güneş,bu ise ay derler ve işin kısaçası sen bunlarla özdeşleşirsin!...

Ne senin ismin Ayşe,ahmet vs. nede gökyüzün de olan o nesne Güneş ve Ay...

Şuan hayatın da bildigim dedigin herşey bariz bir şekilde yalandır ve bu net'dir!...

İşin en ilginç tarafı ise "Ben" deyip durdugun o kimlik bile sen degil,o bile yalandır...

Hal böyle iken nasıl sahte olan kimligine güvenir ve onun peşinden gidersin?

Neden gerçek "Ben" kimdir sormazsın?Gerçi bu soruyu sormak da ne saçma olur dimi?

Sen olmayan senle "Ben kimim"demek!

Yunus Emre'nin dediği gibi "Bir ben var,benden öte gibi..Ama Yunus Emre'nin bu sözü de saçmadır.Senden öte bir 'Ben' varsa eğer o zaman sen kimsin!

İşte ifade edilme yeni ifade etmek böyle birşey,ifade ettiğin anda ondan uzaklaşırsın ama bunu bilenler bunu sana bir şekilde anlatmaya çalışıyorlar ve seninde bilmeni istiyorlar...Peygamberler hep yanlış anlaşıldı ve sözde ilahiyatçılar bile anlıyamadılar...Olay ve işin özü sensin ve hiç bir zaman kendine sınırlar çizme,ben Buyum deme,ben ateist,deist,Müslüman vs. deme,eğer ben Buyum dersen o olursun ama ben hiç birşeyim dersen,o zaman herşeysin...

Bu anlattıklarım bir işaret'dir ama gerçek değildir(!)Çünkü gerçek ifade edilmez...

Kullanıcı avatarı
KRALMAS
Admin
Mesajlar: 928
Kayıt: 11 Ağu 2011, 21:44
Felsefe: Ateizm

Re: Sık Sorulan Sorular

Mesaj gönderen KRALMAS » 13 Haz 2014, 10:59

Size konu hakkında gerekli açıklamayı yaptım, ama belli ki yeterli olmamış, konuyu açayım. Ahlak bizim için iddia ettiğiniz gibi sadece "kişisel yorum" dan veya "yanılsama" dan ibaret değil, burada bir otokontrolden, yani kendinizi karşınızda ki kişinin yerine koyarak, durumu objektif bir biçimde ele almaktan bahsediyoruz. Bu egonuzun tatmini, vicdanınızın rahatlığı, karşınızda kine acıma veya küçümseme ile ilgili değil, iyi veya kötünün karşılaştırılması ile ilgili de değil, tamamen objektif bakış açısı ile karşınızda ki kişiye ve fikirlerine saygı göstermekle alakalıdır. İfadelerim son derece net, konuyu felsefi boyuta taşımanın bir manasını görmüyorum. Demek istediğiniz yazılı ifadenin kabul ettiğim ahlaki yapıya uygun olmadığı ise de, buyrun doğrusunu siz yazın.

Benim size ön yargılı deme sebebim bizi dinlemeden hakkımızda ahkam kesmeniz sebebiyleydi, sizinkinin sebebi nedir? Sizin hakkınızda veya ahlaka bakış açınız konusun en ufak bir ithamım oldu mu, bunu neye dayanarak iddia ediyorsunuz?

Ben ahlak konusunda ne düşündüğümü yeterince açık ifade ettiğimi düşünüyorum. İsterseniz birde sizin ahlaka bakışınızı ele alalım. Sizin için ahlak nedir?

Mesala aşağıda ki konularda siz ne düşünüyorsunuz, kabul ettiğiniz ahlaki düşünce yapısı bunda ne kadar etkili oluyor?

1- Ailesi tarafından evliliğe zorlanan veya istemediği bir adamla evlendirilmeye çalışılan bir bayan düşünelim. Bu evliliğe bakış açınız nedir?
2- Bu tür bir evlilikten sonra, bayanın evlendiği eşi ile isteği dışında ilişkiye zorlanması konusunda ne düşünürsünüz?
3- 0-15 yaş arası çocuklarla evlilik ve ilişkiye girme konusunda ne düşünüyorsunuz?
4- 16-18 yaş arası çocuklarla evlilik ve ilişkiye girme konusunda ne düşünüyorsunuz?
5- Bir birini seven iki yetişkin kadın ve erkeğin, ortak kararı neticesinde, evlilik dışı cinsel ilişkiye girmesine nasıl bakıyorsunuz?
6- Tarafların ortak kararı neticesinde yaşanan eşcinsel ilişkiye veya evliliğe bakış açınız nedir?
7- Bir erkeğin durumu kabul eden birden çok eşle evlenmesine veya ilişkiye girmesine nasıl bakıyorsunuz?
8- Bir kadının durumu kabul eden birden çok eşle evlenmesine veya ilişkiye girmesine nasıl bakıyorsunuz?
9- Bir erkeğin veya kadının durumu kabul etmeyen birden çok eşle evlenmesine veya ilişkiye girmesine nasıl bakıyorsunuz?
10- Dünyada sizinle aynı ahlaki fikre sahip olup, kabul ettiğiniz şekilde uygulayan herhangi bir toplum var mı, varsa hangi ülke?

Güneş
Yeni Üye
Mesajlar: 12
Kayıt: 09 Haz 2014, 17:26

Re: Sık Sorulan Sorular

Mesaj gönderen Güneş » 13 Haz 2014, 12:33

Sevgili Kralmas,

Yazdıklarına genel bir cevap vermem gerekirse"Ön Yargılsın" ve kelime aanlamı ile ön yargı konusun da bile ön yargılısın(!).Ön yargıyı karamsar bir şekilde alıp bana o şekilde yorum yapıyorsun ama benim seni rencide ettigimden veya aşagı gordügümden dolayı "Sen ön yargılısın"demiyorum sadeçe öyle oldugun için bunu söylüyorum...

İstersen "Ön yargı" hakkın da biraz konuşalım...

Örnek;
Hayatın da hiç görmedigin bir şey gördügünü farzet,buna anlaşılır olsun diye gül diyelim...

İlk bakış ve duygu;Tanımlayamadıgın ve ilk gördügün nesne hakkın da tarifsiz bir hissiyata kapılırsın ve içinde anlam veremediginn duygular oluşur ve onu "Toplumsal dil" ile ifade etmeye çalışırsın ve ona bir isim verirsin."Gül"

Anlam veremedigin nesne artık senin için bir "Gül" oldu.Aslında ona isim vermekle onla senin aranda bir ön yargı oluştu,bunuda örnekle açıklamada fayda var.

Örnek;

İlk gördügün anda boş ve hissiyat ile baktıgın nesne senin için şuan bir bilgiye dönüştü ve artık o nesneye bakarken (aslında bakmıyorsun) onla ilişkilendirdigin ön yargı gider(!)

Bunu tüm hayatına yorumla ve yolda yürürken aslında "Gerçek" manada hiç bir şeye bakmadıgını anlıyaçaksın.

Kısaca herşey mekanikleşti...

Bu durumda "Gerçek" nedir sorusu meydana gelir ama bunu toplumsal dil ifade edemiyeçeginden sadece kişi bunu anlıyabilir ama anladığını aanlatmaya çalışırsa anlatamaz sadece bunu yap ve anlarsın der,ama deneyim sende gerçekleşir.Hani yemek yer ve tokluk hissini bildiğin gibi ama bunu aç bir insana anlatmaya çalışırsan anlamaz,çünkü onun yemesi lazım...

Bu arada senin hakkında ön yargılı olduğumu düşünüyorsun ama bu konuda da ön yargılı davranıyorsun..

Din,Deist,Agnostik,Ateizm vs. Hepsini deneyimledim ve bunlar konusunda tok'um(!)

Benim burada anlatmak istediklerim çok farklı ve empoze olayından uzak bir durumdur.Eğer ben size dayatma yaparsam ve sizin bu veya o olmanızı istersem o zaman sizi öldürmüş olurum ve sözde dinler bunu yapıyor ve sizi etiketliyorlar!Sen müslüman olamazsın,hıristiyan olamazsın keza ateist de olamazsın.

Yazdıklarım çok çelişkili olabilir hatta dinle alakasız bile görünebilir ama "Gerçek" durumu bilmen için zıtlıklardan geçmelisin...

Kullanıcı avatarı
KRALMAS
Admin
Mesajlar: 928
Kayıt: 11 Ağu 2011, 21:44
Felsefe: Ateizm

Re: Sık Sorulan Sorular

Mesaj gönderen KRALMAS » 13 Haz 2014, 12:56

Ön yargımı görmek istiyorsun, ben sana ön yargıyı göstereyim. "Kusura bakma, "ön yargı", "ahlak", "saygı" gibi basit kavramları bile tartışmaya açmaya çalışan, bilimsellikten bahsedip konuyu metafizik ifadelerle açıklamaya çalışan, sorulara verecek cevabı olmadığından konudan-konuya atlayıp cevap vermekten kaçınan, karşısındakine neyi bilip-bilmediğini söyleyecek kadar küstah tavırlar sergileyen, dolayısıyla tartışma adabından zerre anlamayan, senin gibi basit insanlara harcayacak zamanım yok."

İşte bu benim senin hakkındaki yazışmalardan çıkardığım ön yargım. Peki sence bunun sebebi nedir? Senin hakkında bu ön yargıya neden sahibim. Senin neye inandığın veya inanmadığın ile ilgili mi, yoksa yazışmalarında yaptığın bir hatadan mı kaynaklanıyor?

Kullanıcı avatarı
KRALMAS
Admin
Mesajlar: 928
Kayıt: 11 Ağu 2011, 21:44
Felsefe: Ateizm

Sık Sorulan Sorular [İlgisiz İletiler]

Mesaj gönderen KRALMAS » 13 Haz 2014, 13:41

Sık Sorulan Sorular başlığındaki ilgisiz iletiler bu başlığa taşınacaktır.

Güneş
Yeni Üye
Mesajlar: 12
Kayıt: 09 Haz 2014, 17:26

Re: Sık Sorulan Sorular

Mesaj gönderen Güneş » 13 Haz 2014, 14:02

Sevgili Kralmas,

Yazdıklarına genel bir cevab vermek için uzatmadan net cevap verdim.Size ön yargıdan bahsettim ve sordugunuz soruları tek,tek ele almaktansa net bir cevap vermek konunun anlamından uzaklaşmaması için daha iyi'dir..

Bu arada Metafizik olayına fazla girmedim,yazdıklarım tefekkür yoluyla anlaşılabilir ve gerçektirler...

Bu arada "Benim" hakkım da oluşturdugunuz ön yargı hakkında Hz Mevlana'nın muazzam sözünü burda paylaşmak istiyorum

Bizi bilen bilir,bilmeyen de kendisi gibi bilir(!)

Ben senin boyutunu yaşadım ama sen benim boyutumu yaşamadın,o yüzden ben seni bilirim ama sen beni "Kendin" gibi bilirsin...

Kullanıcı avatarı
KRALMAS
Admin
Mesajlar: 928
Kayıt: 11 Ağu 2011, 21:44
Felsefe: Ateizm

Re: Sık Sorulan Sorular

Mesaj gönderen KRALMAS » 13 Haz 2014, 14:07

O kadar attın tutun ama ne hikmetse trollüğünden başka bir şeyini görmedik.

Bende sana mevlananın başka bir sözünü hatırlatayım.

“Bir oğlancı, evine bir oğlan götürdü. Onu başaşağı edip düzmeye koyuldu. Bu sırada o mel’un çocuğun belinde bir hançer gördü. Dedi ki: “Belindeki ne?” Oğlan: “Kötü düşünceli biri, hakkımda kötü bir düşünceye kapılırsa bununla karnını deşeceğim diye cevab verdi. Oğlancı, Tanrı’ya homdolsun dedi, iyi ki ben sana bir hile yapıp kötü bir düşünceye kapılmadım.” (Mesnevi-Celaleddin Rumi c: 5 s: 205)

Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir